Doğal Kozmetik Ürünler

No Comments »

Aloe Vera Propolisli krem

Yüzde 79 Aloe Vera ve Propolis içerikli bakım kremi. Balmumunun ekstresi ile doğal antibiyotik görevinde sakinleştirici cilt bakım kremidir.

Kullanıldığı alanlar; Özellikle kış mevsiminde yıpranmış,çok kuru ve pul pul dökülen tahriş olan ciltlerde sabah- akşam olmak üzere kullanılır. Yaraların ve dikiş izlerinin bakımında son derece etkili olup iyileştirici özelliğe sahiptir. Nasırda, kuru ve kaba deri üzeerinde streç film ile 7-8 saat boyunca bekletildiğinde yumuşatıcı etki yapar. Düzenli olarak sabah-akşam kullanıldığında etkisini 15 gün içerisinde görebileceğiniz doğal bakım kremidir. İçeriği , aloe vera, propolis, vitamin E, allantoin maddesinden oluşuyor.

Serox Set

Bu setin temel özelliği; Kas gevşetme teknolojisine dayalı olarak üretildiği için Mimiklerden oluşan kırışıklıklara ve yer çekiminin,genetik özellikleri ve yaşla birlikte oluşan sarkmalar üzerinde Argireline ve Ameliox maddeleri ile yüz, boyun ve dekolte bölgesindeki cilt bağ dokusundaki yapılandırmayı sağlar.Bağ dokusu birbiri üzerine hasır örgüsü görünümünde olup zamanla birlikte gevşeyerek sarkmalar oluşur. Mimik yada katlantı çizgilerine bağlı olarak ise derin çizgiler zamanla yüzümüze daha da oturur. İşte serox ürünü tam bu esnada devreye girerek esnekliğini kaybetmiş bağ dokuyu sıkılaştırır ve sıkılaşan cilt yüzeyinden katlantı çizgileri açılır. Kırışıklıklar üzerindeki hücrelerde aktif hale geçiş meydana gelir.Düzenli sabah - akşam cilt temizliğinden sonra kullanılmalıdır.

Microsilver Antibakteriyel Temizleyici Bar;

Hassas problemli ciltler üzerinde p.H 5.5 dengesinde cildin kendi koruyucu tabakasını bozmadan, derinlemesine temizliğini sağlar. Sabah-akşam olmak üzere uygulanması gerekmektedir. Tüm vücutta kullanılabilir.

Microsilver Özel Bakım Kremi ile sivilcelere savaş açın

Microsilver’ın antibakteriyel,düzenleyici, dengeleyici etkisi akne ve sivilce oluşumunu azaltarak, cildi temizler, mat, doğal bir görünüm kazandırır. Ürünün etki süresi hormonal, genetik, psikolojik özelliklere göre değişiyor. Özellikle yağlanmayı dengeleyici ve akneyi tedavi edici etkisi yapılan araştırmalarda 16 - 34 yaş arasında 2 ay gibi bir sürede fark edilmektedir. Sabah- akşam microsilver antibakteriyel sabunu ile yapılan cilt temizliğinden sonra nemlendirici olarak uygulanır.

Yaz yorgunu saçlara yoğun bakım

No Comments »

Yaz yorgunu saçları toparlamanın tam zamanı. Güneş, deniz ve havuzun soldurduğu, nemini azalttığı saçlarınıza kışa girmeden yoğun bakım uygulayın. Bunun için profesyonel ellerden destek alabileceğiniz gibi, parlatıcı, yeniden geliştirici, nem kazandıran ürünleri tek başınıza da uygulayabilirsiniz. Raflarda her saça uygun, çok sayıda markanın sorunlara yönelik sunduğu seçenek çok.

Saçınıza el atmaya karar verdiyseniz ilk adım neye ihtiyacı olduğunu belirlemek. Krem, serum, maske, şampuan formunda çok sayıda seçenek var. Saçınızın kontrolünü kaybettiğinizi düşünüyorsanız köpük, jel, yatıştırıcı krem vb. ile onlara yeniden söz geçirmeyi başarabilirsiniz.

Boya, röfle gibi kimyasal işlemleri tatil sonrasına ertelediyseniz tam zamanı. Yaz güneşinden gelen UV ışınları, havuzdaki klor, denizdeki tuz geride kaldığına göre, onları istediğiniz renge dönüştürmenin sakıncası yok.

Mevsim değişiklikleri kepeklenmeyi artırıyor

Kepeklenme, hemen herkesin başına dönem dönem gelen, saçın en büyük sorunlarından. Omuzlara kar gibi dökülen kepek hiç hoş olmayan bir görüntü yaratıyor. Özellikle koyu renk giysilerde. Mevsim değişikliklerinin kepeklenmeyi artırdığı biliniyor. Neyse ki kepeğe karşı geliştirilen çok sayıda şampuan var.

Nişantaşı Sculpture Therapy Center Dermatoloji Uzmanı Dr. Betül Şengör, saçlı derinin sık görülen hastalıklarından olan kepeklenmeye en sık 20 yaşın üzerindekilerde rastlandığını belirtiyor.

Kepeklenmenin tam nedeni henüz bilinmiyor. Görüşlerden biri androjen hormonların etkisiyle oluştuğu. Stresin de rolünden söz ediliyor. Stresten etkilenen hormonal sistemin tetiklediği düşünülüyor. Yine mantara benzeyen bir çeşit mikroorganizmanın (P. Ovale) da kepekte önemli rol oynadığı biliniyor.

Dr. Betül Şengör “Mevsim değişiklikleri, sık seyahat etme, ateşli hastalıklardan sonra, bazen sancılı geçen adet dönemlerinde, ağır veya sevimsiz diyetler sırasında da vücut strese girebilir ve kepeklenme gözlenebilir” diyor.

KEPEK GERİ DÖNEBİLİR

Kepek tedavisine uzun süre devam ettirilmesi gerekiyor. Genellikle tedavi sonrası tekrarlayabiliyor. Bu nedenle sık kontroller gerekebilir. Dr. Şengör, “Tedavinin önemli bir parçası saçlı derinin iyi temizlenmesi. Bazen bu kepekler saçlı deriye yapışır ve derinin havasız kalmasına neden olur. Bu nedenle bazı solüsyonlarla veya soyucu özelliği olan şampuanlarla tedavinin desteklenmesi önemli” diyor.

Genellikle mikrosoyucu özellikte, kepeklerin kaldırılmasında yararlı, epitel dokuyu canlandıran ve onaran çinko içerikleri olan ürünler şampuan olarak kullanılıyor.

Kepeklenme hafif düzeydeyse sadece şampuan tedavisi yapılabilir. Ancak şampuanlar hücresel döngünün hızını normale getirecek özellikler içermeli.

BUNLARI YAPMAYI UNUTMAYIN

Saçlarınızı yıpranmış ve ölü uçlarından kurtarmak için en az bir santimetre kestirin. Böylece daha sağlıklı uzamalarına olanak verirsiniz.

Nem maskesi deneyin. Saçlarınızı nemlendirmekle kalmaz, canlandırır da.

Saçın esas maddesi keratin denilen bir protein. Saç sadece kökünden beslenebilir. Dolasıyla sağlıklı, dengeli ve doğru beslenmek saç için önemli. Saçların yıpranmış görüntüsünü değiştirmek mümkün. Ancak gerekli besin maddeleri saçlara sadece kan yoluyla ulaşabileceğinden yeterli protein, demir, çinko, biotin, folik asit içeren beslenme şekli saçlarımız için kritik bir öneme sahip.

Protein açısından yetersiz bir diyet uyguluyorsanız, yani protein açısından eksik besleniyorsanız, saç kökleri dinlenme dönemine girer, proteinden tasarruf etmeye başlar. Böyle ağır bir diyetten sonra 2-3 ay içinde yaygın saç dökülmesi görülebilir.

Saç boyası, renk açıcılar, jöle, köpük gibi kimyasal maddeler günümüzde çok sık kullanılıyor. Doğru kullanım halinde saçların zarar görmesi beklenmez. Ancak çok sık ve uzun süreli uygulamalar saçların zaman içinde zayıflamasına ve kırılmalara neden olabilir.

Sıkı toplanmış saçlar, at kuyrukları, topuzlar, örgüler saçların köklerini zayıflatır. Özellikle alnın yan kısmındaki saç dökülmelerinden bu tür sıkı, gergin toplamalar sorumludur.

NE SIKLIKLA YIKANMALI?

Saçla ilgili en sık sorulan sorulardan biri de bu. Sık şampuanlama saçların yıpranmasına neden olabilir. Uzmanlar saç sağlığı açısından gün aşırı yıkamayı öneriyor. Ayrıca;

Saçlar ıslakken daha kırılgan. Islak saçlarınızı yumuşak havlularla ve düşük ayarlı kurutma makineleriyle kurutun. Havluyla çok sert bir şekilde ovalamayın.

Kaba, sert fırçalama saçların çabuk yıpranmasına ve mat görünmelerine neden olur.

3 adımda şok bakım

Doğru bir bakımla saçlarınızı kısa sürede eski güzellik ve sağlığına kavuşturabilirsiniz:

Şok bir kürle bakıma başlayın. Haftada 2 veya 3 kez şampuan öncesi bir besleyici uygulayın. Saçınız eski kuvveti ve parlaklığını yakalayana dek küre devam edin.

Şampuan olarak, kuru ve yıpranmış saçlar veya boyalı saçlar için olanları tercih edin. Saçınız eski formuna kavuşunca saç yapınıza uygun olanına dönebilirsiniz.

Şampuan sonrası bir bakım maskesi veya serum uygulayın.

Üzüm tanelerinin gücü

No Comments »

Güzelliğin yeni hükümdarları üzüm tanelerinin ciltte yarattığı mucizeler inanılmaz. Kozmetik dünyası da son yıllarda onların gücünü kremlerinin içeriklerine ekliyor.

Soğuk preslenmiş üzüm çekirdeği yağı etkisi en son keşfedilen güzellik iksirlerinden biri. Metabolizmayı harekete geçiriyor, kan dolaşımını hızlandırıyor ve cildi rahatlatıyor. Anahtar kelime ise üzüm çekirdeğinde bulunan polifenol maddesi. Bilimsel araştırmalar özellikle anti-aging konusunda oldukça etkili olduğunu ortaya koyuyor. Bağışıklık sistemini olumlu etkilerken aynı zamanda kalp krizinden koruyor, sinir sistemini aktive ediyor ve kısa süreli hafızayı güçlendiriyor. Amerika’daki Buffalo Üniversitesi’nde yapılmış bir araştırma da üzüm tanelerinin akciğer fonksiyonlarını bile düzene soktuğunu ortaya koyuyor. Çünkü üzüm taneleri B 12 dışında tüm B vitaminlerini içeriyor ayrıca C vitamini bakımından da oldukça zengin olduğu biliniyor.

KOZMETİĞİN GÖZDESİ

Son birkaç yıldır güzellik uzmanlarının da dikkatini çeken bu küçük taneler şimdilerde kremlerin, losyonların ve güzellik ürünlerinin içinde sıkça kullanılıyor. Sadece taneler değil artık üzüm kabukları da doğal hücre koruması görevleriyle kozmetikçilerin yeni gözdesi. Üzümlerin yeşil ve mavi zarları meyveler için adeta güneş koruma filtresi gibi etki eden değerli bir madde flavonoid içeriyor. Tıpkı E ya da C vitamini gibi bu madde insan organizmasında da hücrelere zarar veren serbest radikallere karşı savaşıyor. Kozmetikçiler de işte onun bu yanını kullanıyor. Kremlerdeki ve maskelerdeki bitkisel flavonoid maddesi antioksidan gücüyle erken yaşlanmanın önüne geçiyor.

VİTAMİN VE ENZİM ZENGİNİ

Üzüm çekirdeğinde de inanılmaz derecede güzellik enerjisi bulunuyor. Üzümler sonbaharın sonuna kadar güneş ışınlarını depoluyor ve çekirdeklerini güçlendirmek için önemli besin maddeleri oluşturuyor. Çekirdeğindeki yağ da içeriğindeki doymamış yağ asitleri sayesinde cildin nem ihtiyacını karşılıyor, elastikiyetini ve gerginliğini artırmasına yardımcı oluyor. Tabii üzüm tanelerinin etli kısımlarının da önemli görevleri olduğunu söylemekte fayda var. Vitamin ve enzim bakımından zengin olan bu bölge de magnezyum ve kalsiyum deposu. Ayrıca çinko, demir ve mangan da barındırıyor. İşte bu kokteyl kremlerde bir araya gelerek cildin enerji ihtiyacını karşılıyor. Taze meyve asitleri hücre oluşumunu destekliyor ve cildi ölü deri hücrelerinden temizleyerek pürüzsüzlüğünü yeniden kazanmasını sağlıyor. Son araştırmalar polifenol olarak adlandırılan sekonder bitki maddesinin sonsuz gençlik arayışında önemli bir etkisi olduğunu gösteriyor. Kremlerde ve losyonlarda bu madde hücre fonksiyonlarının daha iyi olmasını ve bağ dokusunun gerginleşmesini sağlıyor.

Tenlerde ateş renkleri

Çekici ve baştan çıkarıcı… Sezonun feminen makyaj koleksiyonları işte bu iki kilit kelimeye odaklanmış durumda. Bunun için de makyaj artistleri modern Carmen’ler yaratmaktan çekinmiyor.

Solgun bir cilt, siyah gözler, derin kırmızı dudaklar… İşte bu renk kombinasyonuyla senyora’lar Don Juan’larını kendilerine yeniden aşık etmeye hazırlar. Mükemmel tenler ince kırışıklıkları ve küçük kusurları ustalıkla gizleyebilen bir baz ürünle yaratılıyor. Fondöten cilde kusursuz bir görünüm hediye ederken transparan pudra da kalıcılık vaat ediyor. Tazelik hissi ise gül kurusu tonlarının elmacık kemiklerine verdiği renkte gizli.

Kahve ve ışıltılı siyah gözlere Akdeniz ruhunu yansıtıyor. Her iki renk tonu da gözün üst ve altına ince bir çizgi halinde uygulanıyor. Gözün içine çekilen kalemin gözlere ayrı bir çekicilik kattığını belirtmekte fayda var. Dolgunluk veren siyah maskara ise kirpikleri adeta şahlandırıyor. Geceleri ise makyaja takma kirpikler eşlik ediyor.

Ve dudaklar… Gündüzleri pembe tonlarındaki gloss’larla parlayan dudaklar geceleri kan kırmızısına dönüşüyor. Rengin akmaması için yapılması gereken ruj sürmeden önce aynı tondaki bir dudak kalemiyle çerçeve çizmek.

PudralanIn…

Pudra, makyajın olmazsa olmazlarından biri. Fondöteni sabitler, görünümü cilalar ve cilde pürüzsüz bir yumuşaklık kazandırır. Peki, pudranın mucizevi gücünün sırrı nedir?

Yeni nesil pudralar arasında sıkıştırılmış ve sıkıştırılmamış formları bulunuyor. Toz halinde olanları daha fazla emici içerdiği için fondöteni sabitlemekte sıkıştırılmamış halini, gün içinde rötuş yapmak içinse diğer formunu kullanmak gerekiyor.

n Fırça makyajda en kolay kullanılan bir araç. Ancak aşırı karıştırmamaya ve sürdüğünüz pudrayı fırçayla silip götürmemeye dikkat! Pürüzsüz ve düzgün bir yüzey elde etmek için tüm pudrayı bir yüze sürmek yerine fırçayla küçük parçalar halinde sürün.

n Pudra ponponu yüzü tamamen kapatmak için ideal. Pudranın içine ponponu ve süngeri bastırın, daha sonra teninize uygulayın. Fondöteni veya pudrayı bu şekilde cilde yedirerek, cildinizle bir bütün haline gelmesini ve daha doğal görünmesini sağlayabilirsiniz.

n Hafif pudra uygulaması için parmak ucunuzu kullanabilirsiniz. Özellikle olgun kadınların göz altlarını pudralamak için harika bir yöntem. Parmağınızı toz pudranın içine daldırın. Azla pudrayı almak için parmağınızı avuç içinize sürün, sonrasında kapatıcının yapışmasını sağlamak ve ince çizgileri ortadan kaldırmak için parmağınızı göz altı bölgesine sürün.

n Sarı bazlı tonlar cilde daha doğal bir görünüm verir. Mükemmel bir kapatıcı tonu elde etmek için pudrayı bir parça fondötenle karıştırmayı denebilirsiniz.

Daha genç bir boynun sırrı

Zaman derinin en büyük düşmanı. Çünkü zaman içerisinde yaşlılık belirtileri olan çizgiler ve sarkmalar oluşuyor. Yüz ve vücudun pek çok yerinde oluşan kırışıklıklar ve sarkmalardan çeşitli metodlarla kurtulma şansı varken; el, dudak üzeri çizgileri ve boyun yaşı ele veriyor. Yaş, güneş, yatma şekli, çalışma pozisyonu ve genetik faktörler gibi çeşitli sebeplerle oluşan boyun, el ve dudak üzerindeki kırışıklıklarından, yapılan müdahalelerle kurtulmak mümkün olamıyordu. Amerika’da estetikte “kırılma noktası” olarak tanıtılan “Fraxel Lazer” uygulaması ile bu şikayetlerden kurtulmak artık mümkün.

Konuyla ilgili bilgilerini aldığımız Dermatolog Dr. Hayat Öz, uygulamanın ciltte, mikrotermal tedavi bölgeleri olarak bilinen, binlerce küçücük ama derin tedavi kolonları ürettiğini belirtiyor; “Eski epidermal pigment hücrelerini yok ediyor. Ayrıca dermise derinlemesine nüfuz ediyor. En önemlisi, Fraxel lazerin dokunmadığı cilt bölgeleridir. Lazer, her bir mikrotermal bölgeyi yoğun olarak hedefliyor. Etrafındaki dokuyu ise etkilemiyor ve ona dokunmuyor.” Yani bu “çok küçük” uygulama, cilt kusurlarını gidermek üzere yeni, sağlıklı, daha sıkı doku yaratmak için, bedenin doğal iyileşme sürecini de kullanarak, tüm bölgenin bir seferde tedavi edilmesine oranla cildin çok daha hızlı iyileşmesini sağlıyor.

Hayatınıza kaldığınız yerden devam edin

Dermatolog Hayat Öz, tedaviden 1-2 saat sonrasında hafif bir güneş yanığı hissi duyulduğunu belirtiyor; “Kırmızılık ve şişlik cilt ve tedaviye bağlı olarak değişiklik gösterir. Genelde şişlik 2-3 gün içinde iner. Cilt 5-7 gün boyunca pembemsi bir tonda olur, bu; cildin derin olarak iyileştiğine dair normal bir işarettir. Tedaviden kısa bir süre sonra kişi makyaj yapabilir veya tıraş olabilir. Yeni epidermal cilt hemen 24 saat içinde gelişir.